Hayat Hikayem

“Sen plastik cerrah olmalısın!”

2000 ve 2001 yılında yapılan Askeri Liseler Arası Resim yarışmasında üst üste 2 yıl birinci oldum.

Jüride Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğretim üyeleri yer alıyordu. Çizmemiz için ortaya bir tors konuldu ve 3 saat süre verildi. 

Yarışma sonunda jürideki hocalardan biri bana “Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesine gelmeyi düşünür müsün?” diye sordu. 

Ben GATA Tıp Fakültesini kazanıp doktor olmak istediğimi söylediğimde; “SEN PLASTİK CERRAH OLMALISIN!” demişti.

Yıllar sonra o dilek gerçek oldu.

Hayallerimin peşinden gidip Türk Silahlı Kuvvetleri’nden ayrıldım, başka türlü plastik cerrah olma şansım yoktu…

İdealim olan GATA Tıp Fakültesini kazandıktan sonra geriye Plastik Cerrah olmak kalmıştı. Mezuniyet sonrası Tıpta Uzmanlık Sınavına girdiğim dönem GATA’da Plastik Cerrahi kadrosu açılmadı. Plastik Cerrah olmak için sivil bir eğitim araştırma hastanesi tercih etmem gerekiyordu ve ben de öyle yaptım. Çok sevdiğim askerlik mesleğinden ayrılarak Ankara Dışkapı Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Plastik Cerrahi eğitimime başladım.

Fotoğraf makinesi, cetvel, çizim kalemi ve makas…

Tıpta Uzmanlık Sınavı sonuçları açıklandı ve hemen kliniğe uğradım. Her sabah 6:45’de klinikte olacaktım ve 7:30’daki asistan vizitine kadar tüm pansumanları açmalı, yara yerlerini temizlemeli ve pomad sürüp üzerini nemli gazlı bezle kapatmalıydım.

Ayda 14 nöbet tutarak başlayacaktım, ilk 4 ay refakat nöbeti tutacak, yeterli görüldüğümde tek başıma nöbet tutabilecektim.

İlk gün akşam viziti bitti ve herkes evine gitti derken acil servisten ilk çağrı geldi. Hasta üstüne hasta geliyordu, el yaralanması, trafik kazası, yanık derken saat gece 1 olmuştu ve hala akşam yemeği yememiştim.

Ceplerimizden fotoğraf makinesi, cetvel, çizim kalemi ve makas eksik olmazdı. Hemen makasla sargıları açıyor, her vakanın fotoğrafını çekiyor, lezyonu cetvelle ölçüp not ediyor, kalem kesmeden kesmiyorduk.

Yazarken farkettim şimdi uzman doktor oldum fakat hala o günlerin heyecanını yaşıyorum, çünkü öğrenmek ve gelişmek bitmiyor. Plastik Cerrahi çok dinamik ve sürekli kendini yenileyen bir bilim dalı. Her vaka aşılması gereken yeni bir meydan okuma, öğrenilecek bilgi yığınından bir parça, tecrübe defterine eklenecek bir satır daha, derdine derman aranacak bir hasta…

Nasıl heyecan duymayayım ki?

Open chat
Whatsapp